İnsanın özü mayasındadır
ESTETİSYEN in İST/ TÜRKİYE
selma melek isn't in your network. Add selma melek
|
in erkanwrote:
Neredesin?
Özlerken seni. Neredesin? Benden uzaklarda yıldızlarda. Hala aklımdasın unutulmazsın Oysa ben Hala aklında mıyım bilmem Eğer aklındaysam Olduğun yerde beni bekler misin? Ben sensizliğin ne olduğunu anladım Sen bensizliği anladın mı? Senin için ben neydim. Yoksa bir hiç miydim? Seni severken sensizdim. Seni arıyorum şimdi Neredesin? Oysa yoksun Neredesin?
2 hours ago
|
|
|
EYUP ALTUNSOYwrote:
Bu Cuma...
Yalvaralım O mühür sahibine...Ve O'ndan yardım isteyelim... Bir selam verelim...Bir salâvat getirelim... Bir gönül rızası alalım...Bir cümle yazalım... Ve ne yaparsak, Allah için yapalım... Bir gül yetiştirelim...Bir gece olalım ... Bir gündüz çağıralım...Bir kandil yakalım... Bir mum ışığı olalım...Bir düş kuralım... Bir mecnun çağıralım Bir Bilal olalım... Ve göğsümüzde taş yeşertelim... Bir Sümeyye olalım... Ve kalbimizde ağırlayalım ,acımasız mızrakları... Bir Doğu Türkistanlı olalım...Bir tankın altına yatalım... Bir Çeçen olalım...Sevdamıza koşalım... Ve ölümü sevelim... Ve biz, Müslüman olduğumuzu UNUTMAYALIM !!! Evet Sevgili Asil Değerli Kardeşim... Artık sıra sende... Ne yaparsan yap; Bu Cuman Allah’u-teala için olsun. İbadetinizi Makbul, Dualarınız kabul eylesin Rabbim.
8 hours ago
|
|
|
Portofino ayhanwrote:
SEVGİ GÜZEL ŞEY
Aşk rüzgarı eser durur Kalpten kalbe kanat vurur; Yolu bir gün değişirse, Bu kulu da belki bulur. Heyecanın en güzeli, Aşkın büyüktür bedeli... Hayat onsuz bir çöl, Bu nedenle hep sevmeli... Gülderen Alpagut hayırlı akşamlar, sevgiyle kalın.
3 days ago
|
|
|
EYUP ALTUNSOYwrote:
Akıl , Haya ve İman
Cebrâîl aleyhisselâm, aklı, hayâyı ve îmânı Âdem aleyhisselâma getirdi. Ve dedi ki, (Yâ Âdem! Allah’u-teâlâ hazretleri selâm eder, sana getirdiğim şu üç hediyenin birini kabûl etsin dedi.) Âdem aleyhisselâm aklı kabûl eyledi ve Cebrâîl aleyhisselâm, îmân ile hayâya, (siz gidin) deyince, îmân dedi ki, (Allah’u-teâlâ hazretleri bana emr eyledi ki, akl nerede ise, sen de orada ol!) Ondan sonra hayâ da aynı şekilde, Allah’u-teâlâ tarafından emr olunduğunu beyân ederek, her ikisi, akıl ile berâber Âdem aleyhisselâmda kaldılar. Binâenaleyh Allah’u-teâlâ kime akıl verirse, hayâ ile îmân da onunla berâberdir. Aklı olmayanın ne hayâsı ve ne de îmânı bulunmaz. Birgün Hasen-i Basrîye “rahime-hullahü teâlâ” bir kadın gelerek sordu: (Yâ imâm! Din temizliği nedir? Din cevheri nedir. Din hazînesi nedir?) Hasen-i Basrî “rahmetullahi aleyh” cevâben, (Siz söyleyin biz dinleyelim) dedi. Kadın, (Din temizliği abdest almaktır. Din cevheri, Allahü teâlâdan korkmak ve hayâ etmektir. Din kuvveti ise, namâzdır. Çünkü, Hak teâlâ hazretleri, hayâ eden kulunu medh eylemiştir. Din hazînesi ilmdir. Çünki, her kimin abdesti olmazsa, dîni temiz olmaz. Her kimin hayâsı olmazsa ve Allah’u-teâlânın korkusu olmazsa, onda dînin cevheri olmaz. Her kimin ilmi olmazsa, dînin hazînesi olmaz) dedi. Hasen-i Basrî “rahime-hullahü teâlâ” bu kadının sözüne hayrân olarak, hak söylediğini tasdîk eyledi. Îmân beş katlı bir kaleye benzer. Birinci katı altından, ikinci katı gümüşten, üçüncü katı demirden, dördüncü katı tunçtan ve beşinci katı ise bakırdandır. Bakır dediğimiz kat, edebdir. Bir kimsenin edebi olmazsa, herhâlde o katdan şeytân geçer. Şâyet edebi olup, şeytânı o katdan geçirmezse, o kimsenin îmânı kurtulur. Demir dediğimiz sünnettir. Tunç tabakası dediğimiz, farzdır. Gümüş tabakası dediğimiz, ihlâsdır. Altın tabakası dediğimiz Allahü teâlâ hazretlerine yakınlıktır. Her kimin edebi varsa, sünnete yol bulur, ihlâsı varsa Allahü teâlânın sevgisine kavuşmağa yol bulmuş olur. Bir kimse âdâbı gözetmezse, ya’nî edebi olmazsa, sünnete yol bulamaz. Sünneti tutmayan kimse, farza yol bulamaz. Farzı tutmayan da, ihlâsa yol bulamaz. Her kim verdiğini Allahü teâlânın rızâsı için verirse ve sevdiğini de, Allah’u-teala için severse ve düşmanlığını da, Allah’u-teala için yaparsa, o kimsenin îmânı tamâm olur. Ahlâkı güzel olanın da, îmânı kâmil olur. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” efendimiz buyururlar ki, (Sizin îmânen mükemmel olanınız, ahlâken güzel olup, insanlara iyilik yapanlardır.) Zîrâ, Hak teâlâ hazretleri Kur’ân-ı kerîmde buyurur ki: (Muhakkak sen yüksek bir ahlâk üzerindesin.) Ya’nî, Allahü teâlâ hazretleri Habîbinin “sallallahü aleyhi ve sellem” ahlâkını medh eylemiştir. Bir kimsenin ahlâkı güzel olsa, Resûlullahın “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” ahlâkı ile ahlâklanmış olur ve Onun yolunu tutmuş olur. Korktuğundan kurtulup, istek ve arzûlarına kavuşur ve hakîkî mümin olmuş olur. Bir kimsenin aklına gayri meşrû’ bir şey gelse, onun harâm olduğunu bilmek de îmândandır. Eshâb-ı kirâm “radıyallahü teâlâ anhüm ecma’în” sordular: (Yâ Resûlallah! Kalbimize fenâ şeyler gelirse ne yapalım?) Buyurdu ki: (Kalbe iyi şey de gelir; fenâ şey de gelir. Fenâ şeylerin fenâ olduğunu bilmek ve anlamak da îmândandır.) Eğer îmânın kâmil olmasını istersen, kendini Müslümanlardan yüksek görme! Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdular ki: (Bir kişi îmânının kemâlini isterse, kendine insâf versin [ya’nî tevâzu’ üzere hareket eylesin] ve fakîr olduğu hâlde sadaka versin! Bu iki huy, îmânı kâmil derecesine yükseltir.) Müstehcen Resimler Ve Görüntüler 1. İnsanın içindeki iyilik hücrelerini öldürür. 2. Şehvetini azdırır. 3. Meleklerimizin moralini bozar ve bize dua etmelerine engel olur. 4. İnsanın kendisine karşı saygısını azaltır. 5. İradesine karşı güvenini sarsar. 6. Hafızayı zayıflatır. 7. Kalbi meşgul eder ve kararmasına yol açar. 8. Şehvet, insana verilmiş emanettir. Emanete sadakat gerektir. Şehvet emanetini meşru yollardan tatmin etmek gerekir. Bunun en güzel yolu da evliliktir. Gençlere bir an önce evlenmelerini, zamanı gelmiş evliliği dünyevi gerekçelerle ertelememelerini tavsiye ederim. Size de... Bu tür kerih görüntüler, ileride gerçekleşecek evliliğin gizemini de azaltır. Bütün bu zararları göz önünde tutunca aklı selim bu tür kerih görüntülerden ve müstehcenlikten uzak durmayı emreder. Siz de irade sınavında bu savaşı kazanmak için gayret edin. Bunun bir iç cihat olduğunu unutmayın. Rabbim, nefsi emmarenin kötülüklerinden hepimizi korusun.
4 days ago
|
|
|
Portofino ayhanwrote:
Durup dururken içimde bir şeyler kopup tıkıyor boğazımı,
Durup dururken sıçrayıp kalkıyorum yarıda bırakıp yazımı. Durup dururken rüya görüyorum bir otelde, holde ayakta, Durup dururken çarpıyor alnıma kaldırımdaki ağaç. Durup dururken bir kurt oluyor aya karşı , öfkeli, aç, Durup dururken yıldızlar inip sallanıyor bir bahçede, salıncakta. Durup dururken mezardaki halim geçiyor aklımdan, Durup dururken kafamda güneşli bir duman, Durup dururken hiç bitmeyecekmiş gibi bağlanıyorum başladığım güne, Ve her seferinde sen çıkıyorsun su yüzüne......... Nazım Hikmet RAN Sevdiklerinizle sevgiyle kalın..
6 days ago
|